22 Ocak 2006

ÖLÜMDEN KİMSE KAÇAMAYACAK!

Bazen düşünüyorum da acaba yaşadığımız bu hayatın sınırı nedir ve nerede sona erecektir? Ya da acaba sona erecek midir?Sona ermese ölüm olur muydu peki? Herkes ölüyor! Ölüm bir gerçek; kimselerin aklından geçirmediği ve en yakınına bile isabet ettiğinde asla kendisine geleceğini aklından geçirmek bile istemediği en "dehşetli" hakikat! Acaba dehşetli mi? Ve... Ölüm bir son mu? Bir sınır mı? Bir tükeniş mi? Bir bitiş mi? Ölümden sonra bir hayat olduğuna tüm kalbimle ve aklımla inandığım için esasen benim bu konuda bir sıkıntım yok. Asıl sıkıntı, bize verilen bu güzelim hayat armağanını acaba ne şekilde kullanıyoruz? Bu yönüyle düşündüğümüzde hayatı yaşamak sanattır! Bir sanat icra eder gibi hayatı en güzel manada yaşayabilmek lazım.Bu ruhumuzdaki güç ile olabilecek bir şey. Yaşıyor muyuz peki? Hiç sanmıyorum. İnsan aldığı en basit bir eşyayı bile son derece titizlikle korumaya çalışırken, neden hayat gibi en değerli bir hediyeyi gerektiği gibi korumaz ki? Hediye eden sonsuz güç ve kudret sahibi Allah'a karşı sözleşmelerinin maddelerini yerine getirmez ki?... İşte asıl mesele de bu değil midir?

Hiç yorum yok: