18 Temmuz 2008

MASKELERİ DÜŞÜYOR; TELAŞ İÇİNDELER

Dünyada cereyan eden her türlü ilişkiye ve hadiselere bakarken, hiç şüphesiz temel alınacak unsur insanın kendisidir. İnsan varsa her şey vardır. İnsanın olmadığı bir tablo, elbette manasızlıktan başka bir şey olmayacaktır. Peki insan neden vardır? Niçin hayattayız? İşte bunun anlamını çözmedikten sonra, hiçbir şeyin açıklamasını doğru yapmış sayılmayız. Siyaset, esasında insan hayatının ve hususan devletlerin hayatının önemli şekillendirme araçlarından başta geleni görülür. En azından ilk algı öyledir. Ama siyaset, aslen “gaflet ve dalâletin en boğucu, aldatıcı, en geniş perdesi” dir. İşte politikanın tabiatında var olan, bu sığ anlamı kemale erdirmek için, siyaseti büyük bir mana için yapmak gerekir ki, bu da herhalde insanlığa en güzel, adaletli, insan olmanın kudsi manasına dayalı önyargısız bir anlayışı gerektirir. “Yaradılanı severim, Yaradandan ötürü” felsefesi ya da “Allah rızası” kavramı herhalde bu kudsi duyguyu açıklayabilecek en güzel ifadeler olsa gerek. Kuran-ı Kerim’de mealen “Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. “ buyrulmaktadır. Kabile, kavim ve nihayet millet olmanın neticesi devlet sahibi olmaktır. Bu manada, dünya üzerinde en güçlü ve meleke sahibi millet hiç şüphe yok ki Türk Milleti’dir. Milletimiz yüzyıllarca devletsiz kalmaksızın; hatta dünayaya nizam ve adalet dağıtarak bugünlere gelmiştir. Son 85 yılımızda Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmak üzere, bu güzel coğrafyamızla, adeta dünyanın kalbi sayılan bu vatan toprakları üzerinde yaşıyoruz. Milletçe birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece her dem güçlü, istikrarlı ve itibarlı olmuşuz. Çok şükür, zaman zaman, devre devre bu hususi hasletlerimiz üzerinde menfi operasyonlar düzenlemek isteyen dış mihraklı iç mimarlar olmuşsa da, bunlar uzun soluklu olamamışlar ve bu aziz millet tarafından en kısa sürelerde tabiri caizse “lağvedilmişler” dir. Bu son zamanların hadisesi de, ne yazık ki aynı menfur ve karanlık odakların maharetinden başka bir şey değildir. Ama inşallah, bu sefer bu azim zalim ve zulümatlı çete, suçüstü edilmiştir ve hükmünün verilmesi yakındır. Şimdilerde bir kısım insanların ve kendilerine sözümona siyaset yoluyla millete hizmet edecek şahıslar olarak gösteren “sözde” siyasetçilerin ve partilerin, canhıraş bu zalim oluşumların avukatlığına soyunmuş olmaları, onların yaklaşık yarım asırdır yüzlerine takmış oldukları maskelerin teker teker düşmesinden başka bir şey değildir. Bu zihniyet değil miydi 27 Mayıs’ larda “ sizi ben bile kurtaramam “ diyen zihniyet ? Bu zihniyet değil miydi “ sizi buraya tıkan güç böyle istiyor “ szöleriyle haykıran zihniyet ? Bu zihniyet değil miydi 12 Eylül Anayasası diyerek yerden yere vurup da, bugünlerde ne olduysa birden bire 12 Eylül’ü nerdeyse kendileri için milat yapacak zihniyet ? Maskeler tek tek düşüyor ! Ve son maskeleri inmek üzere. Millet zaten o maskelerin arkasındaki gaddar zihniyeti yakınen bildiği için değil midir hiçbir zaman normal yollardan iktidara gelemediler bunlar ?! İşte şimdi soyundukları “avukatlık” mesleğinden elde edeceklerini umdukları şey, bu milletin kendilerine vermediği iktidar olma hakkını zorbalıkla elde etmek ve bir süre daha bu millete, milletin manevi değerleriyle alay edercesine “Muhammed seni bırakmaz” sözlerini sarfeden, bir ayağı çukurda “dahi” siyasetçiler eliyle “hizmet etmek” emelinden başka bir şey değil ! Son çaba fayda etmez! Millet onların maskesini tüm dünya önünde indirmek için sabırsızlıkla bekliyor !

1 yorum:

gullnare dedi ki...

yani cenk hocam ne demeli bilmiyorum ki...bizim ülkemiz nasıl oldu da bu hallere geldi anlamlandıramıyorum...kolay mı gelinmiş bu günlere bu insanlar hiç mi bilmezler geçmişimizi...ya da insan geçmişine bu kadar mı zıt (ve maalesef vatan sevgisinden kıt!!!)bir zihniyete sahip olur!anlamlandıramadığım bir başka nokta da bu insanların hep ve halen birilerinin baştacı olması...yani hem maddi hem manevi yükseklikte olan insanlar...peki bu ülkede kim onları böyle yükseklere çıkardı?!!!çözümleyemiyorum lüks içinde yaşanması gereken dönemleri krizlerde geçiriyoruz...ab diye tuttruyoruz kriterlere uyacağız diye hem siyasi hem sosyal fedarkarlıkları yapıyoruz ama yinede adam olamıyoruz...herşeyi bırakıp ayağımıza bi türban dolanmış gibi bütün dünya gündemini 1m kumaşla sarıp sarmalamaya çalışıyoruz.yazık ki ezene sahip çıktığımz kadar ezilene sahip çıkamıyoruz...çözemiyorum hangi devirdeyiz de halen millet iradesi bastırılmaya çalışılıyor!!!ben anlam veremiyorum bütün bu olanlara...ergenekonla kurtulan milletimiz aynı isimle vurulmak isteniyor!!biri bana bunları anlatsın!!!yani bundan çok değil 100-150 yıl öncesinde 600 yıllık bir imparatorluk yer minderlerinde oturularak kazanılmış...bu teknoloji o dönemlerde var olsaydı bu dünya zenginliği var olsaydı eminim ki dünyanın tek hakimi olurdu TÜRK MİLLETİ!ÇÜNKÜ BİZ ESKİDEN ELİMİZİ MASAYA VURMAYI BİLİYORDUK!!!ŞİMDİ NE OLDU DA ELİMİZİN KİMİN CEBİNDE YA DA CEBİMİZDE KİMİN ELİNİN OLDUĞUNU BİLMİYORUZ???EVET BİRİ BANA ANLATSIN LÜTFENNNN!!!