22 Eylül 2008

FOTOĞRAFLARDAN...

17 Eylül 2008

BEDENDE SEYAHAT ETMEK...

İftardan sonraydı.
Balkonda oturuyorduk misafirlerle.
Önümüzden geçen caddeden güçlü bir ses geldi.Bir araç diğerine çarpmıştı.
Ve çok sürmedi;önce trafik aracı,az sonra acı sirenlerle ambulanslar ve nihayet itfaiye arabaları geldi.
Belli ki ciddi yaralanmalar vardı.İnşaallah ölen olmamıştır.
Ölümü tahattur ettik hep beraber.Ve ölümün ne kadar da yakın olduğunu düşündük.
Rabbimize sığındık.
Uçak geçiyordu az yukardan.Işıklarını yakmış,inmeye hazırlanıyordu.
Arkadaşın biri uçaktan ne kadar korktuğundan bahsetti.Mısır'a gitmiş uçakla yakınlarda.Uzun senelerden sonra ilk kez binmiş uçağa.Dönüş yolunda yine korkusu tutmuş;Kıbrıs üzerinden gemiyle gelmiş.
Dedim ki;uçaktan neden korkuyorsun ki?Bizim bedenimiz de bir uçak gibi.
Ha uçağın içinde Allah nefesimizi kesmiş;ha bedenimizde?
Garantisi var mı ki bedenimize adeta binmiş dünya üstünde seyeran ederken nefesimizin aniden kesilmemesinin?
Beden de bir uçak gibi.
Ya da az önce caddede birbirine vuran arabalar gibi.
Görüntüler bizi aldatmamalı.Ve hayatı,her an nefes alıp verdikçe bize yeniden bahşeden Sonsuz Kudret Sahibi'ne;Yaratanımız'a şükürler etmeliyiz.
Bizi,dünya gezegeni üzerinde,kendisine mahsus kanunlar dairesinde,kimi zaman uçaklarda,kimi zaman yerlerde, ama ölene kadar da bedenimizde gezdiren Rabbimiz'in binbir esmasına layık olmaya çalışmalıyız.
Tefekkür etmeliyiz.
Marifetullah ve muhabbetullah yolcuları olmalıyız.
...
H.U.?!

06 Eylül 2008

HAYAT DEVAM EDERKEN...

Hayat devam ediyor.Az önce teravih namazı kılıyordum Başyazıcıoğlu Camii'nde.Ve "yarım kalmış hayatlar" başlıklı yazılar kaleme almak aklıma geldi sünnetle farz arasında.
Nedense namaz esnasında insanın aklına olmadık şeyler gelebiliyor.Benim beynimde çoğu zaman çok hızlı tedailer oluşuyor.Şimşek gibi çakıyor adeta fikirler.
Kimi zaman rahatsız olsam da bundan,genelde mutsuz değilim.
Gerçi az önce sözünü ettiğim fikir,neticede ebedi hayata dair düşünürken;bir bakıma tefekkür ederken geldi aklıma.
Her neyse;dedik ya,hayat devam ediyor.Önemli olan bu emanet hayatı hakkıyla sona erdirebilmek.Emaneti Sahibi'ne teslim edebilmek.
Bazıları ölümden bahsedilmesinden pek memnun kalmıyor.Geçiştirmek istiyor hemen.Ama ölümü düşünmeden,konuşmadan hayatı anlamak mümkün mü?
Ramazan Ayı'nı idrak ediyoruz yine.
Sahi,kaç yıl oldu Ramazanı idrak etmenize sizlerin?
Ben hesaplamadım.Ama zannediyorum bir 30 yıl olmuştur Ramazan'ı anlamaya başlamama.Hatta oruç tutmama.
Ramazan...
Ne mübarek ay.
Ankara'da,Çukurambar semti'nde yeni yapılan ve bir yıldır ibadete açık olan Başyazıcıoğlu Camii'nde iki oldu teravih kılıyorum.
Medine-i Münevvere'den genç bir imam kıldırıyor namazı.
Bizim insanımız,sırf Medineli olduğu için imamla her namaz sonrası musafahalaşıyor.
Ben de çocuklarla beraber imam efendiyle musafaha için sıraya girdim.Çocuklar mutlu olsun diye.
Memnun oldular.
...
Yazdıklarımı eskiden okuyan çok olurdu.
Yorumlayan da tabii.
Ama uzunca bir ara verdiğim için;daha sonra yazdığımdaysa ara ara yazmış olmamdan olsa gerek artık kendi kendime yazdığım zehabına kapılıyorum.
Ama başlı başına yazmak güzel şey değil mi?
Böylece tarihe notlar düşmüş oluyoruz bir bakıma.
Bundan böyle daha sık yazmaya çalışacağım inşaallah.
...
H.U.?!